Karantinadan Bülent Akyürek, Koronavirüs ve Ölüm Üzerine Konuşmalar
Nigar Uluerer "Ben
Gamlı Hazan" çalıyor, eve aylar önce aldığımız masaya ilk kez oturdum ve
yazıyorum... Normalde eve girmek nedir bilmeyen bendeniz, günlerdir evdeyim.
Evde vakit geçiriyor olmam hayatımda hiçbir şeyi değiştirmedi. Çünkü durmaya,
sabit kalmaya Bülent Akyürek hocamızın uzun yıllardır anlattıklarından dolayı
alışkınım. Bizim için mekanların, zamanların önemi yok; bize bu konuları 5 yıl
önce Bülent Akyürek anlattı.
Beş senedir Bülent Akyürek
hocamın İstanbul Başakşehir'deki Yazarlık Atölyesi'ne, Okuma ve Düşünce
Atölyesi'ne gidiyorum. Bülent ağabeyin hem atölyedeki hem de dışarıda çay
sohbetlerinde anlattığı birçok şey bugün yaşanıyor. Biz imkansızlıklar içinde
yaşamayı, kendimiz tıraş olmayı öğrendik. Çok cüzi miktarda paralarla (300 TL)
bir ay geçinmeyi, sigarasız kaldığımız durumlarda, insan sesi duymazsak,
gidecek bir yerimiz olmazsa, alıştığımız teknolojik aletler elimizden alınırsa
ne yapacağımıza dair deneyler yaptık. Korkmayın, hepsini denedik ve başardık.
Aylık 300 liraya geçinecek formüller geliştirdik, gidecek yerler bulduk, insan
sesi duymasak da kendimizi her zaman duyacağımızı tecrübe ettik.
Beş sene önce bir yerde oturmuş
çay içerken Bülent ağabey dünyanın gidişatından bahsederken "Biz ne
yapacağız" diye sormuştum. "Biz bir şey yapmayacağız. Duracağız. Şu
anda evinde duran, sabit kalan kişi kazanır. Hareket halinde olmak bize zarar
verir. Maddi imkanı olan varsa una, pirince, makarnaya yatırım yapsın."
demişti. "Yalnız kalmaya, sade yaşamaya alışın. Evlerinizde kendinize
yapacak şeyler bulun. Çiçek, bitki yetiştirin." diye öğütlerde bulunan
Bülent ağabey bugünlerde yapacağımız her şeyi bize öğretti. Bu yüzden herkesin
marketlere, eczanelere koştuğu bu kritik günlerde ben duruyorum. Çünkü durmanın
en büyük kazanç olduğunu Bülent hocam ile senelerdir defalarca tecrübe ettim.
Kendisi yazdığı için bu
noktayı da aktarmadan geçemeyeceğim. Bülent ağabey saç ve sakal tıraşını
kendisi yapıyordu. Görenler kaliteli bir berberde tıraş olduğunu düşünür fakat
o muhteşem işçilik Bülent hocanın makasıyla oluyordu. Tabii bu tıraş mevzusunu
da konuştuk. "Siz de kendinizi tıraş etmeyi öğrenin. Yarın bir gün berber
bulamazsanız ne yapacaksınız?" diyordu. Bu konuşmadan sonra iki yıl
berbere gitmedim, hâlâ da çok sık gitmiyorum. Artık istesem de bir süre
gidemeyeceğim.
Bülent ağabey kağıdın çok
önemli bir şey olduğunu düşünür. Birçok kitabında da bunu yazmıştır.
Evlerimizde kağıt stoklamamız gerektiğini defalarca söyleyen Bülent hocamız
hepimizin daktilosu olmasını sağladı. Çünkü internetler, bilgisayarlar aniden
gelen bir sinyal ile kesildiğinde biz kağıttan silahlarımızla savaşmaya devam
edeceğiz.
Bülent Akyürek'e dair
yazılacak o kadar çok şey var ki, toparlamakta zorlanıyorum. Elbette
hekimlerimiz çok önemli ama keşke Bülent Akyürek de televizyonda neler
olduğunu, neler olacağını anlatsa... Ama bizi öyle güzel hazırlamış ki bu
dönemi evimizin balkonunda TRT Nağme dinleyerek atlatıyoruz.
Bülent ağabeyin uzun
yıllardır anlattığı, kitaplarında yazdığı sistem bizi önce sağlıklı yaşam için
sokaklara, spor salonlarına götürdü. Şimdi sağlıklı yaşamamız için evlerimizde
kalmamızı istiyor. Çay ocağımızı kapatmasalar iyi olurdu ama olsun biz evden de
onlarla mücadele edebiliriz. Eğer konu ölümse biz Bülent Akyürek ile onu da
konuştuk, hallettik. Ölümün ne güzel bir şey olduğunu, iyi ki var olduğunu tüm
yönleriyle masaya yatırdık ve birbirimiz için Fatiha okuyarak kalktık o
masadan. Biz uzun zamandır ölüyüz. Bizi toprağa gömdükleri zaman canlanacağız,
bunu biliyoruz. Ekonomik sistemleri
istedikleri kadar değiştirsinler, ekonomiyi bitirsinler biz parasız ölmeyiz.
Bodrum kattaki rutubetli evlerimize kapatsınlar, yaşarız. Berberleri, çay
ocaklarını, kitapçıları kapatsınlar. Biz Bülent ağabeyden yazı yazmayı, kitap
okumayı, berberliği, bitki yetiştirmeyi, çay demlemeyi, yaşamayı ve ölmeyi
öğrendik.
Herkesin Bülent ağabeyi yok.Onlar ne yapsın?Zarifoğlu gibi yapsın:”Hep şunu öğütleriz:İçinize dönün.”Kalemine sağlık,nasipli kişilik.🌾
YanıtlaSil